Ne Paylaşacağını Bilmiyorsan, Müşterilerinin Sorularını Dinle
İçindekiler
İçerik fikri bulmak için yaratıcı olmana gerek yok. Müşterilerin sana her hafta içerik fikri veriyor: sordukları sorularla. Yapman gereken tek şey bu soruları bir yere yazmak ve her birini bir içeriğe çevirmek. Buna soru havuzu diyorum. Kurulumu bir öğleden sonra sürüyor ve "bu hafta ne paylaşsam" sorusunu kalıcı olarak bitiriyor.
Son bir ayda sana kaç kişi aynı soruyu sordu?
Bir dakika düşün. Telefonda, DM'de, ilk görüşmede, yorumlarda.
"Ne kadar sürer?" "Fiyat neye göre değişiyor?" "Önce neyi yapmam lazım?" "Şu mu daha iyi, bu mu?"
Büyük ihtimalle aynı beş-on soruyu tekrar tekrar cevaplıyorsun. Her seferinde birebir, her seferinde baştan. Ve aynı hafta içinde boş bir ekrana bakıp "ne paylaşsam" diye düşünüyorsun.
İkisi aynı sorunun iki yüzü. İçerik fikirlerin zaten var; sadece kaydedilmiyor.
"Ne paylaşacağım" sorusu neden ritmi bozuyor?
Algoritmayı Hacklemek yazısında ritmin gücünü anlatmıştım. Buffer'ın 100 binden fazla hesabı incelediği çalışmaya göre neredeyse her hafta paylaşım yapan hesaplar, ara sıra paylaşanlara göre gönderi başına 5 kattan fazla etkileşim alıyor.
Ritmi bozan şey çoğu zaman zaman eksikliği değil. Her hafta sıfırdan fikir üretme yükü. Fikir bulmak her seferinde bir karar gerektiriyor; karar yorgunluğu biriktikçe paylaşım önce erteleniyor, sonra bırakılıyor.
Soru havuzu bu kararı ortadan kaldırıyor. Fikir üretmiyorsun; listeden bir sonraki soruyu alıyorsun.
Sorular neden en iyi içerik hammaddesi?
Üç sebebi var.
1. Talep kanıtlanmış. Bir soru sana sorulduysa, en az bir kişinin gerçekten merak ettiği bir şeydir. "Bunu kim okur?" diye tahmin yürütmüyorsun.
2. İnsanlar sürekli yeni sorular soruyor. Google'ın arama ekibinden Ben Gomes 2018'de şunu yazmıştı: "Her gün milyarlarca sorgu görüyoruz ve sorguların yüzde 15'i daha önce hiç görmediğimiz sorgular." Google 2025'te yılda 5 trilyondan fazla arama aldığını açıkladı. Senin müşterilerinin sorduğu soruların önemli bir kısmının internette henüz iyi bir cevabı yok. O cevabı yazan sen olabilirsin.
3. Yapay zekâya artık soru soruluyor. OpenAI'ın Axios'a verdiği bilgiye göre ChatGPT'ye günde 2,5 milyar istem gönderiliyor. Google'da insanlar çoğunlukla kısa kelimelerle arıyor; NP Digital'in 1 milyar sorguluk analizinde aramaların yalnızca %17'si soru biçimindeydi, ama soru biçimindeki aramalar ortalama 10 kelimeden uzundu. Yani soru soran kişi ne istediğini net biliyor. Yapay zekâ araçlarında ise insanlar zaten tam cümleyle, soru sorarak konuşuyor. Bir soruyu açık ve doğrudan cevaplayan içerik, bu araçların okuyup alıntılayabileceği türden içerik.
Kısacası: müşterinin sorusu hem insana hem makineye en doğru dilden konuşmanın yolu.
Soru havuzu nasıl kurulur?
Tek bir not dosyası ya da tablo yeterli. Uygulama önemli değil, düzenli kullanmak önemli.
Dört kaynaktan beslenir:
- Mesajlar: DM, WhatsApp, e-posta. Aynı soruyu ikinci kez cevapladığın an, o soru havuza girer.
- Görüşmeler: İlk görüşmede ya da telefonda sorulan sorular. Görüşmeden sonra iki dakika ayır, not al.
- Yorumlar: Kendi gönderilerinin ve sektöründeki başka hesapların altındaki sorular.
- Google: Kendi konunu arattığında çıkan "Diğer kullanıcılar şunları da sordu" kutusu ve arama kutusunun tamamlama önerileri. Bunlar başkalarının sorduğu soruların özeti.
Her soru için dört sütun tut:
| Soru | Kim soruyor | Kaç kez | Durum |
|---|---|---|---|
| Sorunun kendisi, müşterinin kelimeleriyle | Meslek ya da durum (isim değil) | Her tekrarda bir artır | Bekliyor / yazıldı / paylaşıldı |
"Müşterinin kelimeleriyle" kısmı önemli. Sen "dönüşüm oranı" dersin, müşterin "siteye giriyorlar ama aramıyorlar" der. Aranan cümle onunki.
"Kaç kez" sütunu da sıralamayı verir: en sık sorulan soru, bir sonraki içeriğin.
Bir soruyu içeriğe nasıl çevirirsin?
Her soru aynı beş adımlık iskelete oturur:
- Kısa cevap: İlk iki cümlede soruyu doğrudan cevapla. Okur scroll etmeden cevabı almalı.
- Neden: Cevabın arkasındaki mekanizmayı anlat. Uzmanlığın burada görünür.
- Ne yapmalı: Okurun bugün atabileceği bir adım.
- Yanlış bilinen: O konuda en sık duyduğun hatalı inanış. İçeriği en çok paylaştıran kısım genelde budur.
- Bir sonraki soru: Bu soruyu soranın sıradaki sorusu ne olur? O da havuzdaki bir sonraki içerik.
Tek bir soru üç farklı içeriğe dönüşebilir: sitende kalıcı bir yazı, Instagram'da o yazının ana fikrini taşıyan bir karusel, ve kısa cevabı anlattığın bir video. Fikir bir kez bulunur, üç kanalda çalışır.
Haftada bir soru yeter mi?
Yeter. Haftada bir soru, yılda 52 içerik demek. Ve 52 sorunun 52'si de gerçek bir insanın gerçek merakına cevap veriyor.
Çoğu bireysel çalışanın havuzunda ilk ayın sonunda 20-30 soru birikir. O noktadan sonra sorun "ne paylaşsam" değil, "hangisini önce paylaşsam" olur. Bu, çok daha iyi bir sorun.
Dikkat edilecek iki şey
Soruyu soranı gizle. Havuza soruyu yaz, soran kişiyi değil. İçerikte "geçen hafta bir müşterim sordu" demek yerine soruyu doğrudan başlık yap. Özellikle sağlık, hukuk ve finans gibi alanlarda danışanın kimliği ya da durumu tanınabilir hâle gelirse hem güven hem mevzuat sorunu doğar.
Soruyu soranın dilinde cevapla. Uzman olduğun konuda, bildiğin şeyi bilmemenin nasıl bir şey olduğunu unutmak kolay. Cevabı yazdıktan sonra kendine sor: Bu soruyu soran kişi, bu cevabı anlar mı?
Son söz
İçerik üretmenin en zor kısmı yazmak değil, ne yazacağına karar vermek. Soru havuzu bu kararı müşterilerine bırakıyor. Onlar soruyor, sen cevaplıyorsun; ve bunu her hafta, herkesin görebileceği bir yerde yapıyorsun.
Bugün yapabileceğin tek şey: Bir not aç, son bir ayda sana sorulan beş soruyu yaz. İlk beş haftanın içeriği hazır.
İçerik sistemini birlikte kuralım mı?
Soru havuzunu, ritmini ve hangi kanalda ne paylaşacağını birlikte netleştirelim.
İletişime GeçÖmer Faruk Gürler — Dijital Pazarlama Uzmanı & Sistem Mimarı
Kaynaklar
- Google, Improving Search for the next 20 years — Ben Gomes (2018-09-24)
- Google, AI, personalization and the future of shopping — Vidhya Srinivasan (2025-03-03)
- TechCrunch, ChatGPT users send 2.5 billion prompts a day (2025-07-21)
- NP Digital, 83% of Google Searches Aren't Questions (Mayıs 2025)
- Buffer, Consistent Posting Means 5x More Likes, Comments, and Shares (2025-01-29)
Yazan
Ömer Faruk Gürler
Kullanıcı davranışı, algı ve stratejiye dayalı dijital sistemler tasarlıyorum.
İletişime geçBir projeniz mi var?
Konuşalım